
Yine başladı yağmur çisil çisil camlara vurmaya.Yüreğimdeki aşkın, sararmış yaprakları dökülmeye başladı bir kere daha .Sonbahar hep
bu kadar hüzünlü olmak zorundamıydı?Hayat neden bu kadar anlamsız geliyordu?Yoksa bir aşkı daha mı son trene yetiştirip uğurlamıştım?
Kalbimin artık ucuz bir otelden farkı kalmamıştı.Her gelen uğruyor,herşeyin çok güzel olduğunu söylüyor fakat giderken adeta arkasına bak
madan, kaçarcasına uzaklaşıyordu.Oysa ki herşey çok güzel olduğu halde bu kaçış ın sebebi neydi?Aşk kanunlarına uyumsuz bir insanmıydım yoksa?Ben her aşkın bitiminde alır başımı, yalnızlığıma çare aramak için dolaşmaya çıkardım.Kurumaya yüz tutmuş ağaçların yanına giderek dertlerine ortak olurdum,rüzgarların acı
ıslıklarını dinlerdim.Fakat çoğu zaman bu ıslıklar yerlerini melankolik şarkılara bırakırdı hüzünlü dünyamda.
Bir gün yine böyle gezerken, ağlayan bir peri kızıyla karşılaşmıştım.O halde bile dillere destan bir güzelliği vardı.Hıçkırıkları o kadar
içtendi ki ,insanın yüreğini çok derinden sızlatıyordu.Dayanamadım ve hıçkırıklarının sebebini sorma isteği hissettim kendimde.İlk önce anlat
mamak için direndi.Fakat bir şartı olduğunu , şartını kabul ettiğim takdirde anlatacağını söyledi.Şartının ne olduğunu sorduğumda;"Onun görevinin
biten aşklara engel olmak olduğunu,fakat dünyanın gün geçtikçe kötüleştiğini ve aşkların hep yalan dan ibaret olduğunu,bu yüzden görevinde
başarılı olamadığını söyledi.Ve de bir kereye mahsus olmak üzere insan olmasına izin verileceğini ,ömrünü öyle tamamlayacağına dair mükafat hakkı
verilmişti.Eğer belirli bir süre, ona yardımcı olursam,Karşıma bir aşk çıkaracağını ve onunla ömür boyu bir mutluluk yaşayacağımı,
hüzün denizinde artık boğulmayacağımı söyledi.Bende şartını kabul ettim.Ama hep kaybettiğim için ,vereceği hediyeyi kabul etmekte tereddüt etmiştim.
Onun ışıl ışıl gülen yüzüne bakarak yanından ayrıldım.Aklım çok karışmıştı.Bu kadar zor bir görevi nasıl yerine getirecektim?Günlerce düşünmüştüm.
Tam bu konuyu unutmaya başlamıştım.Ve yine almış başımı geziyordum.Bir ağacın yanına geldiğimde tekrar o ışıl ışıl gülen peri kızı karşımdaydı.
Bana birşey anlatmak istediğini fısıldadı.Peki diyerek cevaplamıştım bu isteğini.Hatırlıyor musun diyerek başladı sözlerine;Bundan birkaç zaman
önce seni çok seven bir aşkın vardı dedi?Hiç kimse, seni onun kadar sevmemişti bunu da çok iyi biliyorsun demi diyerek devam etti sözlerine.
Melekler kadar saf bir kalbi olduğunu ,gözyaşlarını akıttığında adeta yanaklarıdan yıldızların süzüldüğünü,ipeksi saçlarının parlaklığının
güneşi bile kıskandırdığını söylemişti.Ben adeta donup kalmıştım.Evet dedikleri birebir doğruydu.Fakat o temiz kalpli,güzel kızı bir tek
hatasından dolayı, günlerce gözyaşı döktürerek hayatımdan çıkarmıştım.Gİderken bile sadece sana ait oldum beni bırakma diyerek yalvarmıştı.
Ben bunları düşünürken,peri kızı bana dokunarak kendime gelmemi sağladı ve yaptıklarımı bir kez daha bana anlattı.Daha sonra bunları neden
anlattığını öğrenmek istedim ve sordum?Benden gözlerimi kapatmamı istemişti.Bunu yaptığımda o güzel kızın aslında bir hatası olmadığını ,"ön yargı"
ile yaklaştığım için onu suçlu bulduğumu göstermişti.Peki dedim...Sözümü kesti.Şu anda ona gitmek istiyorsun ,bunu söyleyeceksin ,biliyorum dedi.
Ben evet dedim ve arkamı döndüm.Tam İlk adımımı atacaktım ki arkamdan ağlamaklı bir ses "aşkım" diye seslendi.Bu ses, o doğru bildiğim yanlışlarım
uğruna kaybettiğim prensese aitti.Tekrar arkamı döndüğümde birde baktım ki bana seslenen o değil, peri kızıydı.Şaşkınlık,heyecan ve üzüntü birbirine
karışmış,ne yapacağımı şaşırmıştım.Evet "aşkım" diye yineledi güzel peri,o kaybettiğin prenses bendim dedi.Bu nasıl olur dedim ve beklemeden yanına
gidip sarıldım sımsıkı ona.Dünyam bir an da değişmişti.İkimizdende boşanan gözyaşları yağmurlar gibiydi.Fakat kavuşmamız için hala bir eksik vardı!
Bir aşkın daha bitmesini engellememiz gerekiyordu.Birbirimizin gözlerine baktık, ikimizde gülmeye başlamıştık.Fakat bunu başarabilmemiz o kadar uzun
sürmüştü ki.Yalan aşkların bitmesini engelleyememiştik.Tam 2 sene sonra bir yeni evli bir çift hiç uğruna ayrılmaya kalkmışlardı.Ve onlara gerçek sevginin
değerini aşılamıştık.O anda güzel peri aşkım ,çok istediği mükafatını almıştı.İkimiz de bir şekilde görevlerimizi tamamlamış,en büyük
hediyelerimize kavuşmuştuk.Şu anda çok güzel ,huzur dolu bir yuvamız var.
Bir aşka ,bir arkadaşa,bir dosta ve bir insana Önyargılı yaklaşmanın ne kadar kötü olduğunu çok güzel anlamıştım.Ama artık asla bu hataya düşmemek
için elimden geleni yapıyorum...